Öncelikle net bir şekilde belirteyim: Diziyi genel olarak beğendim. İlerleyen kısımlarda bazı yönlerini sertçe eleştirecek olsam da, bu durum diziyi keyifle izlediğim gerçeğini değiştirmiyor. İlk üç sezon olay örgüsü açısından biraz yavaş ilerlese de, dört ve beşinci sezonlar adeta su gibi aktı gitti. Başka bir popüler yapıma ara verdiğim dönemde tadımlık olarak başladığım Lucifer'ı yaklaşık üç gün gibi kısa bir sürede bitirdim.
Dizinin polisiye tarafı beni maalesef hiç sarmadı, hatta bir noktadan sonra bu durumdan oldukça sıkıldım. Hikaye tam ivme kazanıp ilerleyecek ve fantastik ögeler derinleşecekken, araya giren polisiye vakalar tempoyu sürekli baltaladı. Bu polisiye kısımları, YouTube videolarının ortasında çıkan ve geçilemeyen uzun reklamlara benzetebiliriz; ana hikayeye katkı sağlayacak bir şeyler olur ümidiyle izliyorsunuz ancak olaylar genellikle bir yere varmıyor.
Karakter Dinamikleri ve Eleştiriler
Dizideki mistik ve semavi varlıkların davranış biçimleri zaman zaman sinir bozucu olabiliyor. Evrendeki en güçlü varlıklardan biri olan Lucifer'ın, sorunlarını kendi gücüyle ya da mantığıyla çözmek yerine sürekli bir psikoloğa koşması işi biraz basitleştirmiş. Kendilerini insanlardan üstün gören bu doğaüstü varlıkların, insani duyguları ve ilişkileri bir türlü anlayamaması da tezat bir durum oluşturuyor. İzledikçe, küçümsedikleri insanların onlardan çok daha mantıklı ve zeki hareket ettiğini fark ediyorsunuz.
Bunun yanı sıra Lucifer, koca bir evrenin hakimi olabilecekken çoğu zaman şımarık bir çocuk gibi davranıyor. Sürekli birileri tarafından manipüle edildiğini iddia ederek sızlanması ve babasıyla olan tek taraflı çekişmesi bir süre sonra karakterin ağırlığını hafifletiyor. Sürekli mağdur edebiyatı yapan bu bencil tavırlar yerine, ayakları yere basan ve olgun bir başkarakter profili çizilseydi dizi çok daha kaliteli bir seviyeye ulaşabilirdi.
Sonuç ve Puanlama
Lucifer, elindeki harika mitolojik ve fantastik malzemeyi tamamen polisiye formülüne kurban ederek kendi potansiyelini biraz harcamış bir yapım. Eğer diziye tamamen odaklanarak, mantık hatalarını arayarak izlerseniz sahnelerin yarıda kesildiğini veya aceleye getirildiğini fark edip hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Ancak arka planda başka işlerle ilgilenirken, kafa dağıtmak amacıyla izlediğinizde çok daha keyifli bir tat bırakıyor. Bu durum, beşinci sezonun başarılı final bölümü hariç neredeyse tüm dizide hissediliyor.
Özetle; karşımızda çok daha iyi olabilecekken ortalama üstü kalmayı seçmiş bir yapım var. Yine de sonuna kadar izlettirmeyi başardığına göre kendine has bir çekiciliği olduğu kesin. Benim diziye yönelik değerlendirmem şu şekildedir:
Değerlendirme Sonucu: Keyifle izlenebilir
Kişisel Puanlama Sistemim:
- Kötü: Zaman kaybı, izlemeye değmez.
- Ortalamanın Altında: Başka alternatif kalmadığında, yoklukta gider.
- Orta: Standart bir deneyim sunar, izlenebilir.
- Ortalama Üstü: Sıkılmadan, keyifle izlenebilir.
- İyi: Kült yapımlar arasına girer, kesinlikle izlenmeli.